ÇEBİDÇelik Boru İmalatçıları Derneği

   

 Haberler           

Uzun Mamul TL İle Satılırken Yassı Mamul Neden Dolar İle Satılıyor?

2016 yılında Türkiye dikişli çelik boru üretimi, yurt içindeki talep artışına paralel olarak, yüzde 15’lik artışla 5,2 milyon ton düzeyinde gerçekleşmiştir. Azerbaycan doğal gazını Avrupa’ya taşıyacak olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP), 2015 yılında olduğu gibi 2016 yılındaki üretim artışında da etkili olmuş ve Proje kapsamında kullanılması planlanan 1,2 milyon ton çelik borunun yerli üreticiler tarafından üretilecek miktarı olan yaklaşık 960 bin ton çelik borunun büyük kısmının üretimi yapılıp teslimatı gerçekleştirilmiştir. Türkiye, 5,2 milyon tonluk üretimiyle dünya üretiminde bir basamak yükselerek Çin, Rusya ve Güney Kore’nin ardından dördüncü sıraya yükselmiştir. 2017 yılındaki çelik boru üretim düzeyinin ise 2016 yılındaki üretim düzeyiyle aynı seviyede gerçekleşmesi öngörülmektedir.

2017 yılının ilk çeyreğinde ihracat yüzde 1,57 oranında arttı

2017 yılının ilk çeyreğinde 1,3 milyon tonun üzerinde dikişli çelik boru üretimi gerçekleştirilmiştir. Söz konusu dönemde Türkiye’nin dikişli çelik boru ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, miktar bazında yüzde 1,57 oranında artarak yaklaşık olarak 474 bin ton, değer bazında ise yüzde 14,42 oranında artarak yaklaşık olarak 304 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. En fazla ihracat yapılan ülke 70 bin ton ile Irak olurken bu ülkeyi sırasıyla 68 bin ton ile İngiltere ve 55 bin ton ile Romanya izlemiştir. Söz konusu dönemde, AB’ye olan ihracatımızda artış gözlenirken ABD’ye olan ihracatımızda 2016 yılında gözlenen düşüşün yılın ilk çeyreğinde de devam ettiğini görüyoruz. Söz konusu dönemde, ABD’ye olan ihracatımızda miktar bazında yüzde 13,64’lük düşüş kaydedilmiş olup bu düşüşte ABD’nin yerli yassı çelik ürünleri kullanılarak gerçekleştirilen boru üretiminin teşvikli olduğunu iddia ederek haksız bir şekilde Türkiye menşeli dört ürün grubunun ithalatına uyguladığı telafi edici vergiler önemli rol oynamıştır. Çelik boru ihracatımızı olumsuz etkileyen bu haksız uygulama ile ilgili olarak Ekonomi Bakanlığı tarafından Dünya Ticaret Örgütü’ne girişimde bulunulmuştur. Dünya Ticaret Örgütü’ndeki bu süreç henüz devam etmekte olup söz konusu haksız uygulamanın giderilmesi beklenmektedir.

Hammaddeyi dünya piyasa fiyatlarından temin edemiyoruz

Çelik boru üretiminde kullanılan sıcak hadde yassı çelik ürünleri için uygulanan yüzde 9 oranındaki gümrük vergisi nedeniyle üretimde kullandığımız hammaddeyi dünya piyasa fiyatlarından temin edemiyoruz. Yüzde 9 oranındaki gümrük vergisi, yurt içi piyasada yerli yassı çelik üreticilerinin fiyatlarını dünya piyasa fiyatlarının üzerinde tutmalarına neden oluyor ve bu durum doğrudan ithal fiyatlarına da yansıyor. Fiyatlarını iç piyasadaki fiyatlara göre pozisyonlayan yurt dışındaki yassı çelik üreticileri, Türkiye’de oluşan birim fiyatı dikkate alarak diğer ülkelere vermiş oldukları fiyatlara göre Türkiye’ye daha yüksek fiyat uyguluyorlar. Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yurt dışından temin ediliyor olsa dahi, yukarıda belirtilen nedenden dolayı dünyadaki rakiplerimize göre daha yüksek maliyetle hammadde temin etmek zorunda kalıyoruz. Bu durum, çelik boru sektörünün uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü zayıflatıyor.

Yassı çelik üreticilerinin artık kesinlikle TL bazında satışa geçmeleri gerekiyor

Yerli yassı çelik üreticilerinin yurt içindeki satışlarını dolar bazında yapıyor olmaları nedeniyle de sektörümüz ayrıca sıkıntı yaşamaktadır. Son dönemde yaşanan kur artışı nedeniyle, daha önce dolar bazında ihalelere çıkan BOTAŞ, DSİ gibi kamu kurumları artık ihalelere TL bazında çıkmaya başladılar. Bu durumda söz konusu ihalelere kur riski nedeniyle fiyat vermekte ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Yassı çelik üreticilerinin artık kesinlikle TL bazında satışa geçmeleri gerekmektedir. Aynı hammaddeyi kullanarak üretim yapan demir çelik tesislerinde inşaat demiri, filmaşin, vb. uzun mamullerin satışının TL bazında yapılıyor olmasına rağmen yassı çelik ürünlerinin dolar bazında yapılıyor olması anlaşılabilir bir durum değildir. Yassı çelik üreticilerinin dolar bazında satışta ısrar ediyor olmaları, bu ürünleri hammadde olarak kullanan sektörler için önemli bir sorun teşkil etmektedir. Aynı zamanda, bu ürünlerin satışının dolar ile yapılıyor olması dolara olan talebin artmasına ve ülkemiz ekonomisinin de olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Bu sorunun giderilmesi için Ekonomi Bakanlığımızın ve Sanayi Bakanlığımızın da gerekli çalışmaları yapmalarını bekliyoruz.

Mehmet Zeren/Prime, Mayıs 2017