ÇEBİDÇelik Boru İmalatçıları Derneği

   

 Haberler           

"Çelik Boru Sektörü, İhracatını Artırma Potansiyeline ve Kapasitesine Sahip"

Türkiye çelik boru sektörü, 2015 yılında % 7 büyüme kaydederek gerçekleştirmiş olduğu 4.52 milyon tonluk üretimiyle dünya üretiminde bir basamak atlayarak dördüncü sıraya yükselmiştir. Yurt içindeki talep artışına bağlı olarak 2016 yılında da büyümeye devam etmiş ve % 10’luk artışla yaklaşık olarak 5 milyon ton düzeyinde üretim gerçekleştirmiştir. Azerbaycan doğal gazını Avrupa’ya taşıyacak olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP), 2015 yılında olduğu gibi 2016 yılındaki üretim artışında da etkili olmuştur. Proje kapsamında yerli üreticiler tarafından üretilecek yaklaşık 960 bin ton çelik borunun büyük kısmının üretimi yapılmış ve teslimatı gerçekleştirilmiştir.

2016 yılı ihracat ve ithalatına ilişkin beklentiler,bir önceki yılın ihracat (1.75 milyon ton)ve ithalatıyla (245 bin ton) hemen hemen aynı seviyede gerçekleşeceği yönündedir. Türkiye’nin çelik boru ihracatında ilk üç sırada Irak, İngiltere ve ABD yer almaktadır. 2016 yılında Irak ve İngiltere’ye olan ihracatımız hemen hemen aynı seviyede kalmakla birlikte ABD’ye olan ihracatımızda % 35 düzeyinde bir azalma meydana gelmiştir. Bununla birlikte, Romanya, Almanya ve Gürcistan’a olan ihracatımızdaki artış, ABD’ye olan ihracatımızdaki azalmayı telafi etmiştir. ABD’ye olan ihracatımızdaki düşüşün en önemli nedeni; ABD’nin Erdemir’in kamu kuruluşu olduğunu, bu yüzden de Erdemir ürünlerinin kullanılarak gerçekleştirilen boru üretiminin teşvikli olduğunu iddia ederek haksız bir şekilde Türkiye menşeli dört ürün grubunun ithalatına uyguladığı telafi edici vergilerdir. Bu haksız uygulamanın sona erdirilmesi için Ekonomi Bakanlığımızın konuyu Dünya Ticaret Örgütü’ne bir an önce götürmesini bekliyoruz.

Türkiye çelik boru sektörü, ihracatını önemli ölçüde artırma potansiyeline ve kapasitesine sahiptir. Ancak, sektörün dünya piyasa fiyatlarından hammadde temin edemiyor olması, ihracat için rekabet dezavantajı yaratmaktadır. Yıllık yaklaşık 5 milyon ton üretim gerçekleştiren sektörümüz dünya üretiminde ilk 4 ülke arasında yer almaktadır. Dünya piyasa fiyatlarından hammadde temini için gerekli koşulların sağlanması durumunda sektörümüz dünya üretiminde ilk üçe girebilecektir.

Türkiye çelik boru sektörünün en önemli sorunlarından biri, hammadde temininde yaşanan sıkıntılardır. Çok değişken bir yapıda olan yassı çelik fiyatları, uzun süreli projelerle ilgili ihalelerde fiyat vermeyi oldukça zorlaştırmaktadır. Genelde birçok sektörde hammadde ithalatında düşük vergi ve mamul ithalatında yüksek vergi uygulanırken çelik boru sektöründe ise tam tersi uygulanmaktadır. Çelik boru üretiminde kullanılan sıcak hadde yassı çelik ürünleri için % 9 gümrük vergisi uygulanırken çelik boruların ithalatı gümrük vergisinden muaf tutulmaktadır. Bu durum, yurt içi piyasada yerli yassı çelik üreticilerinin fiyatlarını dünya piyasalarının üzerinde tutmalarına neden olmakta ve çelik boru sektörünün rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Diğer taraftan, Avrupa Birliği’nde sıcak hadde yassı çelik ürünleri ithalatında ise gümrük vergisi %0 olarak uygulanmaktadır.

Çelik boru sektörü olarak, üretimde kullandığımız hammaddeyi ithal etmek yerine yerli üreticilerden almayı her zaman avantajlı buluyoruz. Çünkü hammaddenin ithalat yoluyla temin edilmesi durumunda termin konusunda sorun yaşanmaktadır. Yurt içinde hammadde fiyatlarının yüksek olması nedeniyle de yurt dışından gelen kısa terminli projelere cevap verilememekte ve ihracat dönük birçok proje gerçekleştirilememektedir. İhracata yönelik olarak yurt içinden hammadde temini ancak dünya piyasa fiyatlarına yakın fiyatlardan yurt içi üreticilerce verilmesi durumunda mümkün olabilecektir. Bu nedenle, sıcak hadde yassı çelik ürünleri ithalatına uygulanan gümrük vergisinin kaldırılması halinde hem üretim hem de ihracatımızda artış meydana gelecektir.

Ayrıca, yerli yassı çelik üreticilerinin yurt içindeki satışlarını dolar bazında yapıyor olmaları nedeniyle sektörümüz sıkıntı yaşamakta ve bunun ülkemiz ekonomisine de olumsuz etkisi olmaktadır.

Yerli üreticiler tarafından yurt içine yaklaşık 8 milyon ton yassı çelik ürünü satılmakta ve bunun 3,5 milyon tonluk kısmı çelik boru üreticileri tarafından kullanılmaktadır. Çelik boru üreticileri, yurt içinden bu ürünleri dolar bazında almakta ancak ürettikleri çelik boru ürünlerinin iç piyasaya satışını TL bazında yapmaktadırlar. Yassı çelik üreticilerine vermiş oldukları sipariş ile teslim tarihi arasında geçen zaman içinde doların artması durumunda kur riskine maruz kalabilmektedir. Bu riski bertaraf etmek için de çelik boru üreticileri sipariş verdikleri ürünlerin bedelini dolar olarak tutmak zorunda kalmakta ve bu durum da dolara olan talebin artmasına neden olmaktadır. Sektörümüzün yanı sıra üretiminde yassı çelik ürünlerini kullanan diğer sektörler de aynı sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Yılda yaklaşık 4 milyar dolar satış hacmi olan bu ürünlerin satışında yassı çelik üreticilerinin TL’ye dönmesi durumunda dolara olan talepte önemli bir azalma meydana gelecektir. Uzun çelik üreticisi Kardemir, 9 Aralık 2016 tarihinde yapmış olduğu açıklamayla Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Hükümetimizin çağrısı doğrultusunda satışlarında artık TL’ye geçtiğini beyan etmiştir. Yassı çelik üreticilerinin de Kardemir gibi yurt içi satışlarında bir an önce TL’ye geçmelerini bekliyoruz.

Mehmet Zeren/Prime, Ocak 2017